Türkiye’de gece kulüplerini tıka basa dolduran “Ayaküstü Gırgır” adıyla başlattığı stand-up komedi şovunu hayata geçiren gazeteci, aktör, radyo ve Tv sunucusu, mizah adamı Orhan Boran..
Bir mendil, bir gözlük ve ayaklı bir mikrofonla yaptığı gösterilerle 1960’lı yılların sahne yıldızından bahsediyorum..
Orhan Abi bir ekoldü hiç şüphesiz.. 1928 yılında İstanbul’da doğan Orhan Boran’ın babası, İstanbul’un işgali sırasında Tıbbiye’deki direnişin örgütlenmesindeki rolü ve Sivas Kongresi’ndeki manda karşıtı konuşması ile tanınan Doktor Hikmet Boran’dır. Orhan Boran Edremit Cumhuriyet İlkokulu’nu bitirdikten sonra Galatasaray Lisesi’ne girmiştir. Lisede okuduğu yıllarda İstanbul Şehir Tiyatroları’nda rejisör olan ve okul temsillerini sahneye koyan Necdet Mahfi Ayral’ın sahnelediği bir Moliere oyununda rol alması, ilk sahne deneyimi oldu. 1946 yılına liseden mezun olduktan sonra Türkoloji Fakültesi’ne kaydını yaptırdı.
Yükseköğrenime başladığı yıllarda Necdet Mahfi Ayral kendisini Muhsin Ertuğrul ile tanıştırdı. İstanbul Şehir Tiyatrolarında işe başladı. 17 Oyunda rol aldı. Şehir Tiyatroları’nda iken Türkiye’ye gelen bir Fransız topluluğa tercümanlık yaptı ve topluluğun daveti üzerine Fransa’ya giderek Paris‘teki “Théâtre des Mathurins“ Tiyatrosu’nda bir yıl kadar staj yaptı. Burada bazı sahne sanatçılarının esprili konuşmalar yaparak halkı güldürmesinden esinlendi, ülkesine döndüğünde değerlendirmeyi tasarladı.
Türkoloji Fakültesi’ndeki öğrenimini 3. sınıftan terk edip İstanbul Radyoevi‘nde radyoculuğa başladı. Ekrem Reşit Rey‘in asistanı olarak girdiği Radyoevi’nde temsil yayınları rejisörlüğü yaptı; yeni program fikri ve uygulamaları getirdi. 1950’de ek iş olarak Elmadağ‘da açılan Kervansaray gece kulübünde, sanatçıların sahne sırasını organize etmeye başladı. İstanbul Radyosu yönetimi, kendi kadrosunda bulunan bir sanatçının barda çalışmasını hoş karşılamayınca, radyoevindeki görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
Yeni işinde Paris’te “Théâtre des Mathurins” tiyatrosundan edindiği tecrübelerle, esprili anonslar yapması çok beğenildi ve kısa süreli, esprili sohbetler yapması teklif edildi. Hayalî bir eş, kaynana ve kayınbiraderle yaşanan maceralara ilişkin fıkralar anlatarak sahne komedyenliği yaptı. Onun sohbetleri, kendisinin “Ayaküstü gırgır” dediği, bugün stand-up olarak adlandırılan sahne performansının Türkiye’deki ilk örneği oldu. Radyoda bir firma reklamı için “11 soru bilgi yarışması” programını yaptı ve büyük ilgi gördü.
1956 yılında BBC‘nin Türkçe Servisi‘nde çalışmak üzere açılan sınavı, 220 kişi arasından birincilikle kazanarak Londra‘ya gitti. BBC Türkçe Servisi’nde pek çok program yaptı, haber okudu. Dünya Gazetesi‘nin Londra muhabirliğini üstlendi. 17 Şubat 1959’da, içinde Adnan Menderes‘in de bulunduğu uçağın, Londra’nın 40 kilometre güneyindeki Gatwick Havalimanı civarında, iniş sırasında düştüğünü dünyaya ilk duyuran Orhan Boran oldu.
4 yıl kaldığı İngiltere‘den, yakın dostu Şakir Eczacıbaşı‘nın kendisini daveti sonucu Türkiye’ye döndü. Firmalar ve bankalar için birçok bilgi yarışması programı yaptı. BBC Radyosu’nda yaşadığı bir deneyimden esinlenerek 1959 yılında “Yuki” adlı hayali kahramanı yarattı ve bu hayali kahraman ile diyaloglarına dayanan bir radyo programı yaptı. “Yuki”, halk tarafından çok bepenilip bir fenomen oldu; Altan Erbulak tarafından çizgi romana uyarlandı, 1960’lı yılların sonunda plağı yapıldı. Orhan Boran, Milliyet Çocuk’ta, Pazar Dergisi’nde Yuki ile köşe yazıları yazdı.
Radyo komedyenliğinin yanı sıra gece kulüplerinde sahne komedyenliğini sürdüren Boran’ın bir mendil, bir gözlük ve ayaklı bir mikrofondan ibaret aksesuarlarla yaptığı sahne gösterisi çok popüler oldu. 1970’li yıllarda eğlence endüstrisinde gazinoların ortaya çıkmasından sonra gazinolarda ve sanatçı kadrosunun çıktığı turnelere sahne amirliği yaptı. Bu dönemde çeşitli Yeşilçam filmlerinde de rol aldı. Sahne yaşamına 1980’de Şan Tiyatrosu‘nda sahnelenen “Müzikal Kahkaha” adını verdiği oyunla son verdi.
Muhabirlikle başlamış olan gazeteciliği Hürriyet ve Milliyet gibi gazetelerinde yazarlık yaparak sürdürdü.
Türkiye’de televizyon yayını başladığında bir televizyon yıldızı oldu. Reklam filmlerinde oynadı. 1994’te Show TV‘de yayınlanan Şansını Dene yarışmasında yarışmacı olarak görev aldı. Bir süre, Kim Milyoner Olmak İster? yarışmasını da sundu.
2002 yılında yakalandığı kolon kanseri sebebiyle iki defa ameliyat geçirdi. “Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum. Öleceksem insan gibi bu halimle öleyim. Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum. Hayranlarım beni hep bu halimle hatırlayacak, saçları dökülmüş olarak değil!” diyerek kemoterapi tedavisini reddetti.
10 Haziran 2005’te, Beşiktaş Kültür Merkezi‘nin (BKM), “Orhan Boran Show” adıyla Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu ‘nda organize ettiği jübilede, 59 yıl emek verdiği meslek hayatına ve 25 yıl uzak kaldığı sahneye veda etmek üzere son kez sahne aldı.
26 Mayıs 2012’de yaşama veda ederek İstanbul’da Zincirlikuyu Mezarlığına defnedildi.

