Bu yazı 1.810 kez okundu.

“Ersen Ve Dadaşlar”

Ersen Dinleten Anadolu Rock‘un en önemli temsilcilerinden biridir. Ersen ve Dadaşlar grubunun kurucusudur. Ayrıca Moğollar3 Hürel ve Kardaşlar grubuyla çalışmış ve dinî içerikli 2 albüm de çıkarmıştır.

Ersen 1950 yılında İstanbul Fatih’te dünyaya geldi.  Annesi Karadeniz, babası ise Selanik taraflarından İstanbul’a gelip yerleşmiş.  İlk olarak müzik çalışmalarına bir müzik öğretmeninden mandolin dersleri alarak başladı. Daha sonra, gitarın yavaş yavaş ülkemize girmesiyle birlikte Fatih, Fener’de Rum asıllı hocası Koçamedanis’ten klasik gitar dersleri almaya başladı. 5-6 sene de klasik keman dersleri aldı. Ersen, bir yandan da şan dersleri alıyor ve kendini sürekli geliştirmeye çalışıyordu. Artık düğünlerde, pavyonlarda çalmaya başlamıştı. 1970 yılına gelene kadar birçok ünlü orkestrada yer aldı. Bunlar arasında, Milli Orkestra ve Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası da bulunuyordu.

Önceleri, dans orkestralarında çalan Ersen, bir fuar döneminde İzmir Fuar‘ındaki Numune Gazinosu’nda Cem Karaca ve Moğollar‘la tanıştı. Her ne kadar, Cem Karaca’yı İstanbul’dan tanısa da burada gerçek anlamda tanıştılar ve Cem Karaca, ona kartını vererek İstanbul’da yanına uğramasını söyledi. 1969 yılında ilk 45’liği “Olvido/Ak Güvercin” Türkofon’dan piyasaya çıktı. Gitarda Ünol Büyükgönenç‘in eşlik ettiği bu plağı, ikinci 45’liği takip etti: “Sevmek Günah mı?/Tek Kadın”.

1970 yılında bir yandan kendi adına 45’likler çıkartan Ersen, diğer yandan da Moğollar’ın “Ternek/ Haliçte Güneşin Batışı” 45’liğinde vokalist ve elektro kemancı olarak yer aldı. 1972 yılında Hürel kardeşlerle, Diskotür adına son 45’liği “Dertli Kaval/Beni Hor Görme Kardeşim”i kaydetti. Bu albümün ilgi görmesi üzerine Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası’ndan ayrılan Ersen, yüklü bir ücretle Şahinler Plak’a transfer oldu ve “benim en büyük müzikal çıkışım” dediği “Kozan Dağı” isimli 45’liğini yayınlandı. Kozan Dağı gerçekten gördüğü ilgi ile kısa sürede listelerde bir numaraya tırmandı ve Ersen’in ilk bir numara 45’liği olarak Türk müzik tarihinde yerini aldı.Seyhan Karabay‘ın, akustik gitar; Taner Öngür‘ün bas, akustik gitar, kaşık ve Hüseyin Sultanoğlu’nun bateri, bongo çaldığı bu 45’likten sonra “Sor Kendine/Garip Gönlüm” 45’liğini piyasaya sürdü. Bu 45’likten sonra Türk ve dünya müzik piyasasında eşine benzerine rastlanmayacak bir olay oldu ve Kardaşlar’la beraber çalışmakta olan Cem Karaca, Moğollar’a; Moğollar’la çalışmakta olan Ersen, Kardaşlar’a girdi.

Kardaşlar’la iki single çıkarttıktan sonra, grubun isminin değişmesini kararlaştırdılar ve Ersen, “Kuzeyin kardaşları varsa doğunun dadaşları var.” deyip “Ersen ve Kardaşlar”ı, “Ersen ve Dadaşlar” olarak değiştirdi. Artık, “Cem Karaca ve Moğollar” ile “Ersen ve Dadaşlar” vardı ve tatlı bir rekabet başlamıştı. Bu dönemde, Ersen ve Dadaşlar, Zeki Müren’in program kadrosuna dâhil oldu. Ersen ve Dadaşlar, bu programda da başarılı oldu ve Zeki Müren’in iltifatını kazandılar.

Âşık VeyselÂşık Mahsuni ŞerifMuhlis Akarsu vd.nin eserlerinin yanında söz ve müziği kendilerine ait parçaları da seslendiren Ersen ve Dadaşlar’ın 45’liklerini şöyle sıralayabiliriz: “Gafil Gezme Şaşkın/Güzele Bak Güzele”, “Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm/Yedin Beni”, “Dostlar Beni Hatırlasın/Üç Kız Bir Ana”, “Ekmek Parası/Zalım”. Uzun süre, listelerde hep zirvede kalan grup, bir süre sonra müziğe ara verdi.

80’li yıllarda rock müziğin içindeki çıkmazdan dolayı Dadaşlar’sız yola devam Ersen, bir ara arabesk müziği tarzında da çalışmalarda bulunmasına rağmen, 1993 yılındaki “Ersen Usta’dan Kuru Fasulye” isimli albümünden sonra müzik çalışmalarına nokta koydu. Yıllar sonra müzik çalışmalarına geri dönen Ersen Dinleten, 2002 yılında “Ersen Mevlâna Gibi”, 2003 yılında “Dönemem” adlı 2 Sûfi albüm yayınladı. 2011 yılında “Alüvyon” adlı son albümünü çıkaran sanatçı bu albümde aranjör Derya Kadayıfçı ile birlikte çalıştı. 80’li yılların unutulmaz hiti ‘Can Tertip’ adlı şarkı yıllar sonra 2015 yapımı ‘Can Tertip’ adlı sinema filminde yayınlandı.